Uygulamalar, kişinin anatomik özellikleri ve gereksinimleri doğrultusunda değerlendirilerek planlanır.

Uygulamalar, kişinin anatomik özellikleri ve gereksinimleri doğrultusunda değerlendirilerek planlanır.

Hacim kaybı, statik kırışıklıklar ve yüz konturundaki değişikliklerin dengelenmesine yönelik uygulamalardır.

Cilt kalitesi, nem, elastikiyet ve yenilenme süreçlerini desteklemeye yönelik uygulamaları kapsar.

Cilt gevşekliği ve sarkma görünümünü azaltmaya, dokuyu desteklemeye yönelik yöntemleri kapsar.
Botulinum toksin, sinir-kas iletişimini geçici olarak bloke ederek hedeflenen kasların aktivitesini sınırlar. Özellikle mimik hareketlerine bağlı dinamik çizgiler ile bazı fonksiyonel durumlarda kullanılır.
Botox, dinamik kırışıklıklarda (mimik - harekete bağlı) etkilidir. Kırışıklıklar, dinamik kırışıklıklarla başlar, ilerleyip hareket yokken de görülüyorsa statik kırışıklık haline gelir.
Tekrar eden mimik hareketlerinin sonucu oluşan çizgileri (Gülme - kaş çatma - göz kısma) azaltmak yada yok etmek için kullanılır. Zamanla bu dinamik kırışıklıklar, ince çizgiler olarak dinlenim halinde de görülmeye başlar (statik kırışıklık). Yıllar içinde, yumuşak doku kaybıyla, kırışıklıklar derinleşir.
Geç kalmadan, yani kırışıklıklar statik hale gelmeden yapılan botox, çizgi oluşumunu ve ilerlemesini durdurur.
Statik kırışıklıklar oluştuktan sonra, botox yeterli gelmeyeceği için, dermal dolgularla desteklenmelidir.
• Alın bölgesindeki yatay çizgiler
• Çatık kaş çizgisi
• Kaz ayağı denen göz kenarı çizgileri
• Burun sırtındaki çizgiler (tavşan çizgileri) (bunny lines)
• Dudak üstündeki çizgiler (smoking lines)
• Boyunda yaşla belirginleşen dikey bantlar (Platizmal bant)
en çok kullanıldığı yerlerdir.
Yüzdeki kızgın ifadeyi yumuşatır, dingin, aydınlanmış bir yüz ifadesi oluşturur!
Masseter kası, çiğneme kaslarındandır ve oldukça kuvvetlidir. Çiğneme kaslarının aşırı gelişmesine bağlı, dişlerin aşırı sıkılması, diş gıcırdatmayla seyreder. Bruksizm denen tablo oluşabilir.
Çene ve yüz ağrısı, dişlerde kırıklara varan diş harabiyetine sebep olan bu tablo, masseter kasına yapılan botoxla tedavi edilebilir. Botox, bu kası gevşetir ve çeneye uygulanan kas kuvveti azaltılmış olur.
Ayrıca, masseter kasının aşırı gelişmesi nedeniyle belirginleşmiş, kare şeklinde görülen yüz, kasın gevşetilmesi ve hacminin azaltılmasıyla, V shape dediğimiz görüntüye kavuşur.
Gülme sırasında diş etinin normalden fazla görünmesi durumudur. Uygulamada, üst dudağı yukarı çeken kas hedef alınarak bu görünümün azaltılması amaçlanır.
Çene ucundaki mentalis kasının aşırı kasılması, cilt yüzeyinde küçük çukurlaşmalara ve kaldırım taşı benzeri bir görünüme neden olabilir. Botulinum toksin uygulamasıyla bu kasın aktivitesi azaltılarak daha düzgün bir çene görünümü sağlanabilir.
Boyunda yaşla birlikte belirginleşen dikey bantlar, platizma kasının kasılmasıyla oluşur. Botulinum toksin uygulamasıyla bu kasın aktivitesi azaltılarak bantların görünümü hafifletilebilir.
Kozmetik kullanım dışında, botox koltuk altı aşırı terlemesi tedavisinde FDA onayı almıştır.
Genellikle vücudun lokal bir alanında sınırlı olarak görülür. Altta yatan bir sebep yoktur. Koltuk altı, avuç içi, ayak tabanı en sık görüldüğü yerlerdir.
Botulinum toksininin deri içine enjekte edilmesi, terleme tedavisindeki en etkili yöntemlerdendir.
Koltuk altı bölgesi, tedavinin en yüz güldürücü olduğu bölgedir.
Ayak tabanı ve avuç içi hiperhidrozisi genellikle çocuklukta başlar. Koltuk altı hiperhidrozisi ise ergenlikte başlar.
◦ Etki ortalama 1 hafta içinde başlar ve ortalama 4-12 ay sürer.
◦ Tekrarlanan uygulamaların zamanla etki süresini arttırdığı görülmektedir.
Migren ağrısı, genellikle başın tek tarafında olan, ataklar halinde seyreden, zonklayıcı tarzda, ışık, ses, baş hareketleri ve fiziksel aktiviteyle artış gösteren bulantı, kusmayla seyreden bir ağrı çeşididir.
Kişilerin yaşam kalitesini etkiler.
◦ Son yıllarda botox, tedavide kullanılmaya başlanmıştır.
◦ Botox tedavisi, kronik migren hastaları için yeni bir seçenektir.





Klinik kullanımda olan çeşitli enjektabl yumuşak doku dolgu maddeleri vardır.
Çökük şakak, kişiye yaşlı ve yorgun bir görünüm verir. İdeal olan temporal alanın hafif konveks olmasıdır.
Lateral kaş kaldırma etkisi de bulunur.
Gözün 1/3 iç kısmında ve aşağısında yer alan çukur alandır. Tüm yaşlarda görülebilir.
Göz çevresindeki dokuların hacim kaybı, yağ fıtıklaşması, ve alt göz kapağı gevşekliği nedeniyle görülebilmektedir.
Göz altı ışık dolgusu; Diğer dolgulardan farklı olarak hem çapraz bağlı hem çapraz bağsız HA içerir. Ayrıca vitamin, aminoasit ve antioksidanlar içerir. Göz altındaki çukurluğa ek olarak göz altı morluğunda da belirgin iyileşme sağlar.
Buradaki hacim artışı nazolabial kat ve gözyaşı çukurunda da bir iyileşme sağlar. Ayrıca yüzdeki sarkmayı toparlayıcı etki yapar. (Lifting)
Dermal dolguyla, burun sırtının yeniden şekillendirilmesi ve burun ucunun kaldırılması yapılabilmektedir. Ancak büyük burun küçültülemez, geniş burun daraltılamaz. Önemli olan uygun hasta seçilmesidir. Cerrahi istemeyen uygun hastalar için iyi bir seçenektir.
Nazolabial oluklar, burun kanatlarından ağız köşelerine doğru uzanan çizgilerdir. Yaşlanmayla birlikte cilt elastikiyetinin azalması ve orta yüz bölgesindeki hacim kaybı nedeniyle belirginleşebilir.
Uygun hastalarda dermal dolgu uygulamalarıyla bu olukların görünümü hafifletilebilir.
Dolgu maddeleri hem dudak hacmini artırmak hem de ağız çevresi kırışıklıklarının düzeltilmesi için son derece uygundur.
Yaşlanmayla birlikte, ciltte olduğu gibi dudaklarda da hacim azalır. Dolgu maddeleriyle bu hacim yerine konabilir. Simetri bozuklukları giderilebilir ve dudak konturu belirginleştirilebilir.
Dudak köşesinden, çeneye doğru uzanan kırışıklıklardır.
Üzgün görünüm oluşturur.
Çene hattı rejuvenasyonu (Jaw Line) yapılırken, beraberinde çene belirginleştirme de gerekebilir.
Çene projeksiyonu artırılarak, daha "V" şeklinde bir yüz şekli oluşturulabilir.
Çenesi kısa ve geride olan hastalar en uygun kişilerdir.
Çene hattı rejuvenasyonu (Jaw Line) yapılırken, beraberinde çene belirginleştirme de gerekebilir.





Cilt kalitesi; cildin nemlendirilmesi, pürüzsüzlüğü, elastikiyeti ve parlaklığı da dahil olmak üzere görsel, dokunsal ve mekanik özelliklerini kapsar.
☞ Cihaz: Scarlet S
Minimal invaziv bir yöntemdir.
Yüzdeki kırışıklıkları ve ince çizgileri azaltmada etkilidir.Yüz, boyun ve vücutta sıkılaşma sağlar.
Radyofrekans dalgaları dermisi 42°C'ye kadar ısıtarak kolajen üretimini tetikler ve cildin sıkılaşmasını sağlar.
Doğum sonrası karın bölgesindeki gevşekliklerde popüler bir uygulamadır.
Radyofrekans etkisinin yanı sıra microneedling etkisi sayesinde ekstra bir sıkılaşma görülür.
Tüm cilt tiplerinde gençleştirme için kullanılan güvenli ve etkili bir yöntemdir.
Küçük mikroiğnelerle çok sayıda küçük yara oluşturularak yara iyileşmesi ve yeni kolajen oluşumu uyarılır.
İğne derinliği uygulanan bölgeye göre ayarlanmalıdır.İşlemde hedeflenen sonuç noktasal kanamadır.
Etkinliği artırmak için PRP, hyaluronik asit ve somon DNA ile birlikte kullanılabilir.
Cilt gençleştirmenin köklü bir yöntemidir.
Kullanım Alanları: Kırışıklıklar, renk bozuklukları, iyi huylu epidermal büyümeler, yüzeysel izler, aktinik hasar ve güneş hasarları temel endikasyonlarıdır.
Eksozomlar, hücreden hücreye iletişimi sağlayan hücre dışı veziküllerdir. İlettikleri sinyal profilleri, alındığı kaynağa göre (mezensimal kök hücre veya trombosit) değişiklik gösterir.
◦ Hücre dışı veziküller, neredeyse tüm ökaryotik hücreler tarafından salgılanır.
◦ Proteinler, büyüme faktörleri ve mikroRNA'lar gibi biyolojik olarak aktif parçacıkları taşıyarak potansiyel rejeneratif araçlar olarak öne çıkmıştır.
◦ Eksozom preparatlarındaki farklılık ise alındığı kaynak ve üretim yöntemlerine göre değişkenlik gösterir.
Onarıcı ve immunomodülatör özelliklere sahip biyolojik olarak aktif moleküller içerir.
◦ Klinik öncesi hayvan deneylerinde, göbek kordonu mezensimal kök hücrelerden elde edilen eksozomların diyabetik yara iyileşmesini hızlandırabildiği gösterilmiştir.
◦ Yağ dokusu ve kemik iliği kaynaklı mezensimal kök hücreden elde edilen eksozomların yara iyileşmesi, atopik dermatit ve psoriasis benzeri hastalıklarda klinik öncesi modellerinde potansiyel faydalar göstermiştir.
Klinik uygulama öncesinde veziküllerin yük içeriği ve konsantrasyonu önemlidir.
◦ IL-1, TNF-𝛂 ve TGF-𝛃 gibi sitokinler aracılığıyla gerçekleşen immunomodülatör etki gösterir.
◦ PRP'ye benzer şekilde, hücre proliferasyonunu, göçünü ve anjiogenezi artırarak yara iyileşmesini destekler.
Bu etkilerinden dolayı; yüz gençleştirme, yara iyileşmesi, cilt yenilenmesi ve saç köklerini destekleme etkileri vardır.
◦ Enjeksiyonla uygulamalar için klinik çalışmalar devam etmektedir.
◦ Topikal trombosit kaynaklı eksozomlar, cilt yaşlanmasını azaltarak inflamasyonu düşürür; kolajen ve elastin üretimini artırarak cilt sağlığını iyileştirir.
◦ Ayrıca yara izlerinin görünümünü azaltır ve saç foliküllerini uyararak saç büyümesini destekler.
Cildin mezoderm tabakasına uygulanan ilaçlardır.
◦ Cilt gençleştirme
◦ Saç mezoterapisi
◦ Lipoliz (yağ parçalama)
Fibroblastların biyosentetik kapasitesini artırarak, optimal fizyolojik ortamın yeniden oluşturulmasını, hücre aktivitesinin artırılmasını; kolajen, elastin ve hyaluronik asit sentezini sağlamaktır.
İstenilen nihai sonuç; sıkı, parlak ve nemli bir cilttir. Uygun ürünlerin (biyolojik olarak uyumlu ve tamamen emilebilir) yüzeysel dermise enjeksiyonu bu sonuçları sağlayabilir.
Cildi genel olarak sıkı ve parlak tutmaya yardımcı olan ve yaşlanmaya katkıda bulunan çevresel faktörlerden koruyan bir yaşlanma karşıtı stratejidir.
Yıllar geçtikçe, cilt içsel yaşlanma nedeniyle klinik ve histolojik değişikliklere uğrar; nispeten atrofik, gevşek ve kırışık hale gelir.
Kronik UV maruziyeti, hava kirliliği ve sigara gibi çevresel faktörler bu durumu daha da kötüleştirebilir
UV maruziyeti, serbest radikalleri artırır ve kolajenaz dahil matriks bozucu metaloproteinaz enzimlerini aktive eder.
Mezoterapi, diğer gençleştirme yöntemlerine mükemmel bir tamamlayıcıdır.
Biyorejuvenasyon için birçok ürün vardır; bazıları tek bir aktif bileşen içerirken, bazıları farklı bileşenlerin kokteylidir. Bunlardan en çok kullanılanlar Hyaluronik asit ve Polinükleotidler'dir.
HA'nın Tanımı ve Görevi:
Hyaluronik asit, hücre zarı içindeki fibroblastlar tarafından sentezlenen ve daha sonra hücre dışı alana salınan bir glikozaminoglikan polisakkarittir.
HA, hücre dışı alanın hidrasyonunda önemli bir rol oynar ve normal hücre fonksiyonunu destekleyen bir matriks oluşturur.
Fonksiyonları:
Alan doldurma, yara iyileşmesi, inflamatuar hücrelerin modülasyonu, hücre dışı matriksin proteoglikanlarıyla etkileşim ve serbest radikallerin temizlenmesinde rol alır. 1 gram HA, 6 litreye kadar su bağlayabilir. HA ne kadar yoğunsa, su tutma kapasitesi o kadar yüksek olur.
Özellikleri:
Mezoterapi kokteyllerinde vitaminler önemli aktif bileşenlerdir:
Cilt kalitesi; cildin nemlendirilmesi, pürüzsüzlüğü, elastikiyeti ve parlaklığı da dahil olmak üzere görsel, dokunsal ve mekanik özelliklerini kapsar.
Cilt kalitesinin tedavisi çok önemli olmasına rağmen sıklıkla göz ardı edilir.
Cilt kalitesi için hyaluronik asit mikro damlacık enjeksiyonu, yüksek hasta memnuniyetiyle etkili ve iyi tolere edilen bir işlemdir. Hastalar ürüne bağlı olarak sonuçların süresi değişmekle birlikte, birkaç gün içinde iyileşme fark ederler.
Geleneksel olarak, dermal dolgu maddeleri yumuşak doku hacminin artırılması için kullanılmıştır; fakat tek başına hacimsel artırma, ciltteki problemlerin giderilmesinde yeterli değildir. Cilt kalitesini artırmak için hyaluronik asit mikro damlacık enjeksiyonu; yüz, boyun ve dekolte bölgesinin tedavisi için giderek popülaritesini artırmıştır. Bu ürünler hyaluronik asitten oluşmasına rağmen hacim artışı için değil; cildin elastikiyet, nemlendirme ve parlaklığını iyileştirmeyi hedefler.
Ciltte kırışıklık, kuruluk, gevşeklik, matlık ve pürüzlerin olması cilt kalitesinin iyi olmadığını gösterir. Düşük cilt kalitesi mutlaka yaşla alakalı değildir.
Hyaluronik asit enjeksiyonu tüm cilt tipleri için uygundur. Doğal sonuçlar verir. Cilt kalitesini artırmak için yapılır. Yaşlanma belirtilerini önlemek veya azaltmak için diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılır.
Hyaluronik asit hidrofilik bir moleküldür. Bu sayede su tutar. Nemlendirme sağlar ve cilt turgorunu iyileştirir.
Ayrıca HA yeni kolajen uyarımını sağlar ve ayrıca hücre dışı matriks sentezini de destekler. Bu sayede, yaşlanmayla ilişkili cilt elastikiyeti, pürüzsüzlüğü ve parlaklığının kaybına karşı koymaya yardımcı olur.
En sık görülen yan etki morarma ve şişmedir.
Cilt kalitesine göre, hekimin vereceği karara göre belirli aralıklarla tekrarlanır.
Gökkuşağı alabalığı ve somon balığı sperm hücrelerinden elde edilen ve doku onarımını uyarıcı bir madde olarak kullanılan DNA parçalarıdır.
DNA ve RNA'nın yapıtaşı olan nükleotidlerden oluşan karmaşık moleküllerdir.
Estetik tıpta polinükleotidler ayrıca polideoksiribonükleotidler (PDRN) veya somondan elde edilen Sodyum DNA olarak da bilinir.
Hücre yenilenmesi ve doku onarımında rol oynayan deoksiribonükleotidlerin karışımından oluşur.
Polinükleotidler, hücre zarından girerek, hücre onarımı için anahtar moleküller olan pürin ve pirimidin bazlarının vericisi olarak görev yapar.
Polimerik moleküller büyük miktarda su molekülü bağlayabilir. Bu yönüyle yumuşak doku hacminin artırılmasında rol oynar.
Hücre onarımını destekleyerek yaşlanan cilt görünümünü iyileştirir. Yara iyileşmesini, doku rejenerasyonunu ve iltihabı azaltmayı desteklemede ve kolajen üretiminde etkilidirler.
Hücre çoğalması, farklılaşması ve hayatta kalması da dahil olmak üzere çeşitli hücresel süreçlerde önemli rol oynadıkları gösterilmiştir.
Polinükleotidlerin, kolajen üretimini uyardığı, cilt elastikiyetini artırdığı ve iltihabı azalttığı bildirilmiştir. Ek olarak saç büyümesini teşvik ettikleri ve yara izi görünümünü iyileştirdikleri gösterilmiştir.
Cilt elastikiyeti ve nemini artırarak, ince çizgileri ve kırışıklıkları azaltarak cilt sağlığını iyileştirmede önemli bir potansiyel göstermektedirler.
Polinükleotidlerin diğer tedavilerle karşılaştırıldığında etkinliğini belirlemek için yüksek kalitede randomize kontrollü çalışmalar gereklidir.
Polinükleotidlerin farklı endikasyonlardaki etkinliğini ve optimal kullanımını doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.





Cerrahide kullanılan sütürlerin, özel olarak dizayn edilip cilt altına iğne veya kanüllerle yerleştirilerek estetik amaçlı ipler haline getirilmiş halidir.
İpler; kalıcı ipler ve geçici ipler olmak üzere iki ana gruptadır.
Bu bölümde vücutta eriyebilen geçici ipler ele alınmaktadır.
Monofilaman ince ipler kullanılarak sıkılaşma, toparlanma, dolgunlaşma ve ince kırışıklıklarda azalma sağlanır.
Çeşitleri
Temel Amaç
En çok kullanılanlar, FDA onayı almış Polidioksanon (PDO) iplerdir. İplerin mekanik ve lifting olmak üzere iki temel etkisi bulunmaktadır:
Uygulama detayları
Minimal invaziv bir girişimsel estetik uygulamasıdır. Koyulan ipler 6-12 hafta içerisinde vücutta hidrolize uğrar; ancak fibroblastları uyararak kolajen artırma etkisi devam eder.
Önemli Notlar
"Cog" adı verilen, daha kalın ve dikensi çıkıntıları olan ipler kullanılarak lifting ve askılama etkisinden faydalanılır.
Çeşitleri
Temel Amaç
En çok kullanılanlar, FDA onayı almış Polidioksanon (PDO) iplerdir. İplerin mekanik ve lifting olmak üzere iki temel etkisi bulunmaktadır:
Uygulama detayları
Minimal invaziv bir girişimsel estetik uygulamasıdır. Koyulan ipler 6-12 hafta içerisinde vücutta hidrolize uğrar; ancak fibroblastları uyararak kolajen artırma etkisi devam eder.
Önemli Notlar





![[background image] landscape (for a dental office)](https://cdn.prod.website-files.com/6ab7ae129781541f26e21924/6ada43cb406443b71b75306e_DrTK_Gercekci_Planlama.jpeg)
İLETİŞİM
Uygulamalar, kişinin ihtiyaçları ve tıbbi değerlendirme doğrultusunda planlanır. Bilgi almak veya randevu oluşturmak için iletişime geçebilirsiniz.